FWBM – Finansal İyilik Hali Monitörü
Hanelerin Finansal Nabzı: Türkiye
OWL Intelligence LTD (2025) İstanbul, Türkiye
Periyodik Analitik Rapor
2025 Q4 / 42 - 52 Hafta
Ocak 2026
Saygın Vedat AlkurtBeyza Polat
info@fwbm.com.tr www.fwbm.com.tr
Bu rapor, OWL Intelligence LTD mülkiyetinde olup FWBM (Finansal İyilik Hali Monitörü) veri altyapısı ve analitik çerçevesine dayalı özgün bir çalışmadır. Raporun tamamı ve içindeki tüm içerikler (metin, tablo, grafik, gösterge seti, endeks yapıları, sınıflandırmalar, metodoloji kurgusu ve yorumlar dahil) telif hakkı ile korunmaktadır.
Bu doküman yalnızca FWBM üyeleri/aboneleri için hazırlanmıştır. Üyelik kapsamı dışındaki kişi ve kurumlarla paylaşılması, çoğaltılması, dağıtılması, kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması, referans gösterilerek dahi üçüncü taraf dokümanlarına veya platformlara aktarılması yazılı izin olmaksızın yasaktır.
Rapor kapsamındaki veri ve içgörüler yalnızca kurumların stratejik planlama, risk yönetimi, piyasa okuması ve karar alma süreçlerine destek amacıyla kullanılabilir. Reklam, kampanya, siyasi iletişim, kamuoyu yönlendirme, propaganda veya herhangi bir politik amaç için kullanılamaz. Medyada, sosyal medyada veya halka açık platformlarda rapora doğrudan veya dolaylı biçimde yer verilemez; grafik, tablo veya alıntı paylaşımı yapılamaz. Üçüncü taraf araştırma ürünlerine, raporlara, akademik yayınlara veya ticari sunumlara OWL Intelligence’ın yazılı onayı olmadan entegre edilemez.
İzinsiz kullanım, paylaşım veya çoğaltma durumunda OWL Intelligence LTD, yürürlükteki mevzuat kapsamında tüm yasal haklarını saklı tutar.
Bu rapor, FWBM’nin saha verisine dayalı analitik çıktılarını ve yorumlarını içerir. Sunulan bulgular, yayın tarihindeki veri seti ve model parametreleri çerçevesinde geçerlidir. FWBM, periyodik güncellemeler doğrultusunda metodolojik ve analitik iyileştirmeler yapma hakkını saklı tutar.
16 Ekim 2025 – 4 Ocak 2026 (11 hafta)
2.200 katılımcı, 76 il, 18+ nüfus temsiliyeti %95 GA, ±%2,1
CATI (ortalama 25 dk), tabakalı örneklem (cinsiyet–yaş–NUTS-1), haftalık kota yenileme
Haftalık dönemler için 4 haftalık ağırlık ortalama, 2025 4. Çeyrek için tüm örneklem
Yatay Görünüm
36,8 → 36,8
Stabil
56,6 → 50,6
Azalan Baskı
39,8 → 36,6
Azalış / Zayıf Tampon
46,0 → 46,9
Artan Borç Baskısı
Nakit akışı sıkışması güçlü sinyal üretiyor: Önümüzdeki 1 ay için borç ödemeleri nedeniyle temel harcamayı kısma %40,4; yeni borç alma %26,1; kredi kartında sadece asgari ödeme %38,4.
Akut risk alanı: borcu borçla çevirme ve gecikme: Ek borç alma %17,1 ve en az bir ödemeyi geciktirme %17,6 seviyesinde; risk “öteleme” üzerinden birikiyor.
Özet: Kısa vadede ana tema “nakit akışı sıkışması + borç yönetiminde öteleme”.
Beklenti yükseliyor ama kapsayıcı değil: Gelir artışı beklentisi %39 bandına çıksa da kitlenin ~%60’ı gelir artışı beklemiyor; bu, orta vadede beklenti–gerçekleşme farkını kritikleştiriyor.
İstihdam kaygısı ihtiyatlı tüketimi besliyor: Çalışanların %37,5’i önümüzdeki 1 yıl içinde işsiz kalma olasılığını gündemine alıyor; bu da orta vadede “temkinli harcama” çizgisini koruyan bir zemin üretiyor.
Gider baskısındaki rahatlama devam ederse endeksi destekler; fakat borç–tasarruf dengesi fren: Gider baskısı azalırken, tasarrufun düşük kalması ve borç baskısındaki oynaklık, iyileşmeyi kırılgan tutuyor.
Özet: Orta vadede “ılımlı iyileşme potansiyeli” var; ancak “kapsayıcı olmayan gelir beklentisi + istihdam kaygısı + zayıf tampon” iyileşmeyi sınırlıyor.
Kalıcı iyileşme için oyun planı: tampon + denge: Tasarrufun (tamponun) geniş tabana yayılmaması ve borçluluğun yüksek seyri, küçük şokların etkisini büyütüyor; “baskı + eşik” alanı %73,7 olduğu için kırılganlık yapısal nitelik taşıyor.
Riskin ana kaynağı: dayanıklılık açığı: Risk haritasında %62 risk grubu; Sessiz Kırılganlar eklenince ~%80 bandı, uzun vadede “erken uyarı” perspektifini stratejik hale getiriyor.
Savunma tüketimi kalıcılaşırsa psiko-sosyal etki artar: Erteleme ve sosyo-kültürel kısıntı yaygın; bu kalıbın süreklileşmesi, yaşam kalitesinde görünmeyen daralmayı derinleştirir.
Özet: Uzun vadede sürdürülebilir iyileşme, “tasarruf/direnç tamponu inşası + gelir–gider dengesinin güçlenmesi + borç baskısının yönetilebilir seviyeye çekilmesi + istihdam güveni” kombinasyonuna dayanıyor.
Finansal İyilik Hali, sadece yeterli gelire sahip olmayı değil, aynı zamanda bireylerin mevcut mali durumları üzerinde aktif bir kontrol hissi taşımasını ifade ediyor. Bu kapsamda, bireylerin gelirlerini, giderlerini, tasarruflarını ve borçlanmalarını etkin bir şekilde yönetebilmesi, günlük ihtiyaçlarını karşılarken beklenmedik mali şoklara karşı da bir güvenlik tamponu oluşturması gerekiyor.
Finansal İyilik Hali yaklaşımımızda, bu durum sadece parasal göstergelerle sınırlı kalmıyor; finansal durumun yol açtığı psiko-sosyal etkiler ve geleceğe dair beklentiler de merkeze alınıyor. Bu nedenle değerlendirme çerçevemiz, bireyin “bugünü yönetme kapasitesi” ile “yarına hazırlanma gücü” arasındaki dengeyi birlikte okuyor. Bir hanenin finansal olarak iyi durumda olması, yalnızca gelir düzeyiyle değil; gelir akışının istikrarı, harcama baskısının seviyesi, borç geri ödeme temposu, tasarruf davranışının sürdürülebilirliği ve beklenmedik giderlere karşı dayanıklılık gibi çok boyutlu göstergelerle şekilleniyor.
Bu çok boyutlu yapı, aynı zamanda bireyin gündelik hayatındaki karar kalitesini ve yaşam deneyimini de belirliyor. Finansal belirsizlik arttıkça stres, kaygı, erteleme davranışları ve sosyal hayattan geri çekilme eğilimi güçlenebiliyor; buna karşılık kontrol algısı yükseldikçe planlama, önceliklendirme ve sağduyulu risk yönetimi gibi davranışlar daha görünür hale geliyor. Dolayısıyla Finansal İyilik Hali, ekonomik koşulların birey üzerinde yarattığı baskıyı ölçerken, bireyin bu baskıyı hangi stratejilerle yönettiğini ve hangi eşiklerde kırılganlaştığını da izleyen bir “erken uyarı” perspektifi sunuyor.
Bu bakış, raporun tamamında şu temel sorulara yanıt üretmemizi sağlıyor:
• Haneler ay sonunu nasıl getiriyor?
• Harcama kısıtları hangi kalemlerde yoğunlaşıyor?
• Borçluluk bir “geçici destek” mi, yoksa “kalıcı yük” mü?
• Tasarruf bir tercih mi, yoksa zorunlu bir erteleme mi?
Ve en önemlisi: Bireyler geleceğe bakarken güven mi, tedirginlik mi hissediyor?
Bu çerçevede, finansal iyilik halini hem ölçülebilir göstergeler üzerinden, hem de yaşam kalitesine yansıyan etkiler üzerinden birlikte ele alıyoruz.
Finansal İyilik Hali Monitörü Araştırması, 16 Ekim 2025 – 3 Ocak 2026 tarihleri arasında, 11 haftalık bir saha takvimiyle yürütüldü.* Her hafta 200 görüşme gerçekleştirilerek toplamda 2.200 katılımcıya ulaşıldı.
Araştırma, 76 farklı ilden 18 yaş ve üzeri katılımcılar yürütüldü ve %95 güven aralığında ±%2,1 hata payı ile Türkiye’deki 18+ nüfusu temsil ediyor.
Ortalama 25 dakika süren görüşmeler, telefon destekli bilgisayar destekli görüşme (CATI) yöntemiyle yürütüldü. Örneklem tasarımında tabakalı örnekleme yaklaşımı benimsendi; tabakalar cinsiyet, yaş grubu ve Türkiye İstatistiki Bölge Sınıflandırması 1. Düzey (NUTS-1) kırılımlarına göre oluşturuldu. Kota uygulaması her hafta yeniden kurgulanarak saha süresince örneklemin temsiliyet dengesi korunması sağlandı.
Raporlama kurgusunda dönemsel göstergeler, yalnızca ilgili haftayı değil; ağırlıklı ortalama yaklaşımıyla ilgili dönemin önceki 3 haftasını da kapsayan bir pencere içinde hesaplandı. Böylece haftalık dalgalanmaların etkisi azaltılarak daha stabil ve karşılaştırılabilir bir dönem okuması hedeflendi.
Kalite güvence kapsamında tüm görüşmeler ses kaydı alınarak doğrulandı. Doğrulama sürecinde teyit edilemeyen görüşmeler veri setinden çıkarıldı ve ilgili gözlemler yeni görüşmelerle ikame edildi. Saha çalışması, haftanın Pazartesi, Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günlerine eşit dağıtılarak yürütüldü; böylece gün etkisinin örneklem üzerinde sistematik bir yanlılığa dönüşmesi önlendi.
FWBM, Finansal İyilik Halini ana gösterge olarak izliyor. Finansal İyilik Hali; Gelir, Gider Baskısı, Tasarruf ve Borç Baskısı olmak üzere dört alt başlığın birleşik etkisini özetleyen bir endeks niteliği taşıyor.
Alt başlıklar, toplam 9 çekirdek boyut üzerinden ölçülüyor. Boyutların yanında yer alan işaretler, puan yönünü gösteriyor: (+) boyutlarında yüksek puan daha olumlu duruma, (-) boyutlarında yüksek puan daha olumsuz duruma işaret ediyor. Endeks kurgusunda da bu yön bilgisi dikkate alınıyor.
2025’in son çeyreğindeki haftalar boyunca Finansal İyilik Hali endeksi yukarı yönlü bir seyir izliyor. Endeks 3 Kasım haftası 43.5 iken Aralık’ın ilk haftasında 46.0’a çıkıyor (+2.5 puan). Bu artış, genel finansal görünümde kademeli bir toparlanmaya işaret ediyor; ancak skorun 50’nin (orta değer) altında kalması, görünümün negatif bölgede sürdüğünü gösteriyor.
| Raporlama Haftası | Gelir | Gider Baskısı | Tasarruf | Borç Baskısı |
|---|---|---|---|---|
| 3 Kasım | ||||
| 17 Kasım | ||||
| 24 Kasım | ||||
| 1 Aralık | ||||
| 8 Aralık | ||||
| 15 Aralık | ||||
| 22 Aralık | ||||
| 29 Aralık |
Gelir endeksi çeyrek boyunca dalgalı bir görünüm sergiliyor. Kasım ayında yükselen endeks, Aralık ayı itibarıyla yeniden geriliyor. 23 Aralık’ta açıklanan asgari ücret zammının beklentiler civarında şekillenmesi, ancak gerçekleşen enflasyonun altında kalması, gelir tarafındaki bu sınırlı iyileşmenin güçlü bir rahatlamaya dönüşmesini engelliyor.
Gider Baskısı endeksi aynı dönemde aşağı yönlü bir seyir izliyor. Haftalar ilerledikçe baskının azalması, bütçe üzerindeki zorlanmanın kısmen hafiflediğine işaret ediyor ve Finansal İyilik Hali’ndeki sınırlı toparlanmayla uyumlu bir görünüm sunuyor.
Tasarruf endeksi çeyrek boyunca dalgalı bir görünüm sergiliyor ve düşük seviyelerde kalıyor. Bu tablo, toplumun tasarruf kapasitesinin ve beklenmedik harcamalara karşı dayanıklılığının istikrarlı bir yapıya kavuşmadığını gösteriyor.
Borç Baskısı endeksi çeyrek boyunca dalgalı bir seyir izliyor. Aralık ortasında belirgin biçimde yükselen borç baskısı, son haftalarda kısmen gerilese de çeyrek sonu itibarıyla Kasım başının üzerinde kalıyor. Bu görünüm, borç tarafında kalıcı bir rahatlamadan ziyade dönemsel oynaklığa işaret ediyor.
| Gelir Grubu | Finansal İyilik Hali | Gelir | Gider Baskısı | Tasarruf | Borç Baskısı |
|---|---|---|---|---|---|
| Düşük Gelir | |||||
| Alt-Orta Gelir | |||||
| Orta Gelir | |||||
| Üst-Orta ve Üst Gelir |
Finansal iyilik hali gelir grubu yükseldikçe belirgin biçimde artıyor. Düşük gelir grubunda Finansal İyilik Hali skoru 38 seviyesindeyken, üst-orta ve üst gelir grubunda 58’e çıkıyor.
Genel tablo, düşük ve alt-orta gelir gruplarında düşük gelir, yüksek gider baskısı, yüksek borç baskısı ve düşük tasarruf bileşiminin birlikte seyrettiğini gösteriyor. Bu gruplarda finansal denge üzerindeki baskı çok boyutlu bir yapı sergiliyor.
Orta gelir grubunda gelir ve tasarruf göstergeleri güçlenirken gider ve borç baskısı daha sınırlı kalıyor. Üst-orta ve üst gelir gruplarında ise daha yüksek gelir ve tasarruf düzeyi, daha düşük gider ve borç baskısıyla birlikte finansal iyilik halini belirgin biçimde yukarı taşıyor.
FWBM Finansal İyilik Hali Segmentasyonu, bireylerin finansal durumlarını tek bir gösterge üzerinden değil; gelir düzeyi, gider baskısı, tasarruf kapasitesi, borç baskısı ve beklentiler gibi temel boyutların birlikte değerlendirilmesiyle tanımlıyor. Bu yaklaşım, toplumun finansal olarak yalnızca “iyi” ya da “kötü” durumda olanlardan ibaret olmadığını; farklı baskı, dayanıklılık ve kırılganlık düzeylerine sahip kümelerden oluştuğunu görünür kılıyor. Segmentasyon, bu çok boyutlu yapı içinde üç ana küme ve her biri farklı dinamiklere sahip alt segmentler üzerinden finansal iyilik halinin dağılımını okumayı mümkün kılıyor.
Finansal baskı altındakiler toplamda %21,9’a ulaşıyor ve yaklaşık her dört kişiden birinin yüksek kırılganlıkla ilişkilenen koşullarda yaşadığına işaret ediyor (Çıkmazdakiler: %8,2; Baskı Altındakiler: %13,8). Bu grubun büyüklüğü, gelir yetersizliği, borç baskısı ve temel ihtiyaç yükünün belirli bir kitle için kalıcı bir risk alanı oluşturduğunu düşündürüyor.
Bu segmenti en çok, çok yüksek borç yükü ve geleceğe dönük borç baskısı tanımlıyor. Gelir seviyesi düşük seyrederken gider baskısı yüksek, tasarruf kapasitesi sınırlı olan kesim. Bu kesimde borç kaynaklı stres belirginleşirken finansal kırılganlık yüksek.
Bu segmentte belirleyici unsur, çok düşük gelir ile birlikte temel ihtiyaçları karşılama ve barınma baskısının öne çıkması. Borç sorunu görülebilse de ana dinamik daha çok geçim baskısı ve yoksunluklar tarafında. Ayrıca bu toplumsal kesim zorunlu maliyetlerini karşılamak için sosyo-kültürel harcamaları tamamen kesiyor.
Geçiş segmentleri %52,5 ile en geniş kümeyi oluşturuyor; bu tablo, toplumun yarısının finansal olarak ne belirgin baskı ne de belirgin konfor uçlarında değil, daha çok “denge arayan” bir orta alanda konumlandığını gösteriyor.
Ayakta kalanlar kategorisi, orta düzey baskılar ve yönetilebilir borç ile birlikte görece düşük stres profiline yakın duruyor. Ne yoğun baskı altında ne de rahat uçta konumlanıyor; daha çok dengeyi korumaya çalışan bir orta bant görünümü veriyor. Toplumun en büyük kesimini bu kategori oluşturuyor. Bu kesim kısıtlı kaynaklarının sürdürülebilirliği koruma çabasında.
Orta gelir seviyesinde konumlanan bu segmentte yüksek gelir beklentisi ancak orta düzey gelir ve dayanıklılık var. Borçlar genelde yönetilebilir seviyede görünürken, geleceğe dönük iyimserlik daha yüksek seyrediyor. Buna rağmen bu segmentte sosyo-kültürel alanlarda kısıtlanma yaşanıyor.
Dayanıklı ve güçlü segmentler %25,5 seviyesinde kalıyor; bu da toplumun yaklaşık dörtte birinin daha düşük baskı ve daha yüksek kontrol/tamponla ilerlediğini gösteriyor. Ancak en rahat uçtaki Konforluların sınırlı payı (%3,1), yüksek finansal konforun geniş tabana yayılmadığı bir dağılımla tutarlı görünüyor.
Bu segmentte düşük borçluluk ve planlı finansal davranış var. Orta gelir düzeyi ile birlikte tasarruf boyutunda orta-yüksek finansal tampon yapısı dikkat çekici. Bu kesimde borçtan uzak durma eğilimi, finansal istikrarın korunmasına alan açıyor. Bu kesim toplumun yaklaşık 4’te 1’ine denk geliyor.
Skalanın en rahat ucunda yer alan bu segmentte yüksek gelir, düşük finansal baskı ve yüksek tasarruf kapasitesi var. Stres göstergeleri daha düşük seyrediyor ve finansal güvence algısı daha yüksek görünüyor. Bu profilin sosyo-kültürel harcamaları da üst düzeyde.
Diğer yandan, finansal iyilik hali skoru beklendiği üzere segmentler boyunca kademeli biçimde yükseliyor. Çıkmazdakiler en düşük finansal iyilik hali skoruna sahipken (20.0), konforluların finansal iyilik hali skoru 86 seviyesinde.
| Segment | % Pay | Finansal İyilik Hali Skoru |
|---|---|---|
| Çıkmazdakiler | ||
| Baskı Altındakiler | ||
| Ayakta Kalanlar | ||
| Umuda Tutunanlar | ||
| Kontrollüler | ||
| Konforlular |
2025’in son çeyreğinde gelirinin artmasını bekleyenlerin oranı yıl sonuna yaklaşırken belirgin biçimde yükseliyor. Kasım başında %17 seviyesinde olan beklenti oranı, Aralık sonunda yaklaşık %39’a çıkıyor.
Buna rağmen gelir artışı beklentisi toplumun geneline yayılmıyor. Son ölçümde bile kitlenin yaklaşık %60’ı gelirinin artmasını beklemiyor. Beklentideki bu yükseliş, yeni yıl öncesinde gündeme gelen asgari ücret ve maaş artışları gibi başlıkların etkisiyle sınırlı bir kesimde yoğunlaşıyor. Bu tablo, yıl sonu düzenlemelerinin toplumun tamamında değil, belirli gruplarda “doğrudan etki” algısı yarattığını gösteriyor.
Çalışanlar arasında işsizlik beklentisi genel olarak yüksek. Toplumun yalnızca %62,5’i emekliliğine kadar işsiz kalmayacağını düşünüyor. Kısa vadede işsizlik öngörenler kayda değer bir büyüklükte (1 ay: %11; 3 ay: %10). Ayrıca önümüzdeki 1 yıl içinde işsiz kalacağını düşünenlerin payı %16,5. Bu üç zaman penceresi birlikte okunduğunda, önümüzdeki 1 yıl içinde işsiz kalma olasılığını gündemine alanların toplam payı %37,5 seviyesine çıkıyor.
Türkiye’de hanelerin yarısından fazlasında borçlu. Haftalık olarak değerlendirildiğinde oran, 3 Kasım – 3 Ocak arasında %56–61 bandında seyrediyor ve sınırlı bir düşüş eğilimi gösteriyor. Bu görünüm, borçluluğun yaygınlığının kısa vadede yüksek seviyede kaldığını; buna karşın yıl sonuna yaklaşırken kademeli bir gevşemenin olduğunu göstermekte. Diğer yandan borcu olan haneler içinde vadesi geçmiş borcu olanların oranı bu haftalarda %45–49 bandında seyrediyor.
Hanede masaya oturan kişi sayısı arttıkça borçlu hane oranı düzenli biçimde yükseliyor, daha geniş haneler ayı daha büyük borçlar ile tamamlıyor. Tek kişilik hanelerde borçluluk %47,7 iken beş ve üzeri hanelerde %62,2’ye ulaşıyor. Bu artış paterni, hane büyüklüğü ile birlikte toplam harcama ihtiyacının ve buna bağlı finansman gereksiniminin genişlemesinin doğal bir sonucu.
Toplum genelinde borç türleri dağılımı, borçluluğun ağırlıkla tüketici finansmanı kanallarında toplandığını gösteriyor. En yaygın borç türü kredi kartı (%34,5) olurken, bireysel kredi %23,3 ile ikinci sırada yer alıyor. Daha enformal borçlanma kanalları da kayda değer bir pay taşıyor: arkadaş/aileye borç %12,4 ve esnafa/bakkala borç %7,1 seviyesinde. Bu tablo, bazı hanelerde resmi ürünlerin yanında gündelik likidite ihtiyacının alternatif kaynaklarla karşılandığını gösteriyor.
| Borç Türü | % Pay |
|---|---|
| Kredi kartı | |
| Bireysel kredi | |
| Arkadaş/aileye borç | |
| Esnafa/bakkala borç | |
| Vergi / SGK / KYK / Ceza | |
| Ticari borç | |
| Ticari kredi |
Kredi kartı borcunu ödeme biçimi dağılımı, kart borcu ödemesinin çoğunlukla nakit akışı baskısıyla yönetildiğini gösteriyor. Toplumun yalnızca %23,2’si borcun tamamını zorlanmadan öderken, %30,0 borcun tamamını ödediğini ama zorlandığını söylüyor. Buna karşılık asgari ödeme davranışı en yaygın pratik olarak öne çıkıyor (%38,4); bu tablo, borcun bir kısmının sistematik biçimde ertelendiğini gösteriyor. Daha yüksek riskli uç ise hiç ödeyemeyenler: payları %6,6 seviyesinde.
Önümüzdeki 1 ay için borçlanma beklentisi göstergeleri, borçların gündelik bütçe üzerinde doğrudan baskı yarattığına işaret ediyor. En yüksek pay, borç ödemeleri nedeniyle temel harcamaları kısma olasılığında görülüyor (%40,4). Likidite açığını borçla kapatma ihtimali de kayda değer düzeyde. Toplumun %26,1’i yeni borç alma olasılığını dile getirirken, kredi kartında yalnızca asgari ödeme yapabileceğini söyleyenlerin payı %23,6’ya ulaşıyor. Bu iki sinyal birlikte okunduğunda, borç yönetiminin “öteleme” ve “ek finansman” araçlarıyla sürdürüldüğü bir alan görünür hale geliyor. Daha yüksek riskli davranışlar daha düşük paylarda ama yine de anlamlı bir büyüklükte. Borç ödemesi için ek borç alma olasılığı %17,1 iken, en az bir borç ödemesini geciktirme olasılığı %17,6 seviyesinde.
Risk Bazlı Hanehalkı Segmentleri, haneleri yalnızca borç düzeyine göre değil; borç yükü ile bu borcu taşıyabilme kapasitesinin (dayanıklılığın) birlikte değerlendirilmesi üzerinden sınıflandırıyor. Bu yaklaşım, düşük borçlu olmanın her zaman düşük risk anlamına gelmediğini; benzer şekilde yüksek dayanıklılığın da borç kaynaklı riskleri tamamen ortadan kaldırmadığını ortaya koyuyor. Segmentasyon, borç ve dayanıklılık arasındaki bu dengeyi esas alarak, hanehalklarının şoklara karşı kırılganlık düzeylerini dört ana grup altında görünür kılıyor.
Yüksek borç yükü ile düşük veya orta dayanıklılık bu segmenti tanımlıyor. Hem borç baskısı yüksek hem de şoklara karşı hazırlık sınırlı olduğu için risk “akut” görünüyor. Bu segment, borç yönetiminde aksama ve harcama kısıtı gibi sonuçların daha hızlı ortaya çıkabileceği bir kesim ve toplumun %34’ünü oluşturuyor.
Gizli Risk Altındakiler segmenti, borç yükünün orta seviyede olduğu grupları ve borç yükü yüksek olsa da dayanıklılığı da yüksek olan grupları kapsıyor. Dayanıklılık düzeyi kısa vadede “kritik alarm” üretmeyebilir; buna karşın borç yükünün yarattığı baskı bu kesimi risk grubuna dahil ediyor. Bu segmentin toplum içindeki payı %28,5.
Bu segmentte hem borç yükü düşük, hem dayanıklılık düşük seviyede. Borçları sınırlı olduğu için yüzeyde “risk dışı” görünseler de bu kesim düşük dayanıklılıkları nedeniyle küçük bir gelir/gider şokunda hızla zorlanabilir. Bu profilde risk borç büyüklüğünde değil, daha çok tampon eksikliğinde. Bu kesim toplumun %18’ini oluşturuyor.
Düşük borç yükü ile orta veya yüksek dayanıklılık bu segmentin temel belirleyicisi. Borç düzeyi yönetilebilir iken şoklara karşı hazırlık güçlü. Bu kesim toplumun %19,5’ini oluşturuyor.
Risk grubundakiler toplumun %62’sini, başka bir deyişle üçte ikisini oluşturuyor. Bu gruba Sessiz Kırılganlar da eklendiğinde toplumun yaklaşık %80’inin bir şekilde borç riski altında olduğu görülüyor. Buna karşılık Finansal Olarak Dengeliler oldukça sınırlı bir payda kalıyor.
| Risk Bazlı Hanehalkı Segmenti | Finansal İyilik Hali Skoru |
|---|---|
| Yüksek Risk Altındakiler | |
| Gizli Risk Altındakiler | |
| Sessiz Kırılganlar | |
| Finansal Olarak Dengeliler |